Sait Kuş: Kristoffersson Zaferi Çamurla Yazdı
Yağmur, Mücadele ve Zafer: Höljes’te Kristoffersson’un Büyüsü
Bazı pistler vardır; sadece yarışların değil, duyguların, hatıraların ve kahramanlıkların da sahnesidir. İsveç’in kuzeyindeki ormanların içine gizlenmiş Höljes, işte tam olarak böyle bir yerdir. World RX takviminin en çok beklenen ayağı olan “Magic Weekend”, bu yıl da tüm doğasıyla, bütün sürprizleriyle ve bolca çamuruyla geldi. Ve o büyülü hafta sonunda bir isim, yaşanan tüm kaosu kontrol altına alarak kendi adını yeniden yazdırdı: Johan Kristoffersson.
Gök Gürlediğinde
Hafta sonunun ilk günü, Höljes’in alışıldık değişken havasıyla başladı. Sabah güneşliydi, öğlen bulutlar çöktü, öğleden sonra pistin bir tarafı kuru, diğer tarafı ıslaktı. Dünya RX’in karakterine uygun bir bilinmezlik hâkimdi. Tıpkı yıllardır bu sporu yönlendiren pilotlar gibi, pist de izleyenleri sürekli ters köşeye yatırıyordu.
Cuma günü yapılan ilk sıralama turlarında Kristoffersson pistin efendisi olduğunu bir kez daha gösterdi. KMS’nin efsane pilotu, her iki seansta da startta liderliği aldı ve arkasına bakmadan ilerledi. Rakipleri pist tutuşuyla uğraşırken, o neredeyse dans edercesine çizgisini koruyordu.
Hansenler Evlerinde, Fırtına Ortasında
Timmy ve Kevin Hansen için bu yarış, sadece bir yarış değil, aynı zamanda bir ev meselesiydi. Hansen World RX Takımı’nın doğduğu topraklarda olmak, onlar için baskı kadar umut da demekti. Ancak Lousada’daki sezon açılışında alınan darbeler hâlâ tazeydi. Özellikle Kevin, mekanik arızalarla boğuştuğu Cumartesi gününü neredeyse yarış dışı geçirdi.
Timmy ise alışıldık sakinliğiyle ilerlemeye çalıştı ama tempoyu bulmak zordu. Ancak Höljes, sabırlı olanı ödüllendiren bir pistti.
Grönholm’un İstikrarı ve Veiby’nin Parıltısı
CE Dealer Team’den Niclas Grönholm, Portekiz zaferinin ardından İsveç’te de güven veren bir çizgideydi. Her seansta ilk üçte yer aldı. Ne çok dikkat çekti ne de geride kaldı. Sessiz ama etkili. Tüm hafta sonu boyunca “en çok yarış kazanan değil, en az hata yapan kazanır” felsefesini benimsemiş gibiydi.
Ole Christian Veiby ise göz alıcı bir tempoyla geldi. Ancak Pazar gününe doğru işler karıştı. Klara Andersson’un startta çakıllara kaymasıyla bir anda liderliğe yükseldi, hemen ardından bir spinle pozisyonunu kaybetti. Höljes böyle bir yerdi; bir anlıktı her şey.
Ve Sonra Gökyüzü Yarışa Karıştı
Pazar günü final zamanı geldiğinde, pistin üzerine karanlık bir perde çekildi. Arabalar gridde sıralanırken gökyüzü ansızın açıldı. Yağmur değil; adeta bir gök boşaldı. Höljes’te yarışanlar için değil, izleyenler için de hayat durdu. Çamur, görüşü sıfıra düşüren su sıçramaları ve aquaplaning ile dolu bu mücadele, rallikrosun doğasını zirveye taşıdı.
Start verildiğinde Kristoffersson bir kez daha öndeydi. Arka taraf ise tam bir savaş alanıydı. Hansen kardeşler joker tura yöneldi, Rytkönen onları izledi. İlk turda üç araç birbirine girdi, ama Hansenler ayakta kaldı. Kevin’in çamurda yaptığı 360 derece spin, sosyal medyada haftalarca dönecek bir anı şimdiden garantiledi. Ama birkaç viraj sonra aracının gücü tükendi.
Ön tarafta ise Kristoffersson hata yapmadan yoluna devam etti. Grönholm ikinci sıraya oturdu ve arkasındakileri su dalgalarıyla boğarken pozisyonunu korudu. Timmy Hansen ise hiç beklenmedik bir şekilde üçüncü sırayı aldı. Finalin sonunda çamura bulanan podyumda üç ülke kahramanı duruyordu: Kristoffersson, Grönholm ve Timmy Hansen.
Gözler Nyirád’da
Höljes, yine hafızalara kazındı. Herkesin evindeydi bu yarış. Ve evin kralı, yine Johan Kristoffersson oldu. Şimdi ise takımlar kısa bir nefes alıp, bir sonraki yarış için Macaristan’a, Nyirád’a geçecek. Kuru ve tozlu pistler, bambaşka bir hikâyenin sahnesi olacak. Ama Höljes’te yazılan bu hikâye, bir süre daha herkesin aklında kalacak.
RalliDergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
